Çocuklarda (<2-4 yaş) T hücre bağımlı immün sistem yolaklarının maturasyonunun geç olgunlaşması nedeni ile bakteriyel polisakkaridlere karşı antikor oluşumunda defekt bulunmaktadır. Baktereminin daha fazla olması nedeni ile 6 ay – 2 yaş arasında daha sık görülmektedir. <5 yaş’ta kapsüllü mikroorganizmalar daha sık görülmektedir. <6 ay ise insidans, sosyal izolasyon ve anneden geçen antikorların varlığı nedeni…
60 gün ve daha küçük infantlarda üriner sistem ilişkili enfeksiyonlarda kısa süreli tedavi
Son dönemlerde özellikle de antibiyotik direncindeki ciddi artışlar ve antibiyotiklere bağlı yan etkiler nedeni ile antibiyotik sürelerinin kısaltılması ile ilgili çalışmalar ön plana çıkmaktadır. Bir çok çalışmada normal konakta kısa süreli tedavinin uzun süreli tedavilere eşdeğer olduğu ve yan etki ile hastanede kısa yatış süresi nedeni ile daha fazla tercih edilir hale gelmiştir. İnfantlar bağışıklık…
Antibiyotikler: Fusidik Asid
Bakteriostatik etkili. Protein sentezini inhibe ederek etkisini gösterir. Dar spektrumludur. Staph. spp ve Clostridyum spp (C. tetani dahil) etkilidir. Fusobacterium spp hariç anaeroblara etkilidir. Streptococcus spp ve Enterococcus spp’lere etkisi sınırlıdır. Gram negatif bakteriler intrensek dirençlidir (Neisseriae spp; L.pneumophiliae; bazı anaeroblar hariç). MDR Neisseriae’larda in-vitro olarak etkin olmakla birlikte profilaksi ve tedavide kullanımı ile ilgili…
ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI
Üst solunum yolu enfeksiyonları trakeanın üzerindeki hava yollarında ortaya çıkan, genellikle viral etkenler nedeni ile veya öncesinde viral enfeksiyonların tetiği çekmesi ile ortaya çıkmaktadır. Klinik seyir değişken olup kendini sınırlayan bir klinik tablodan hızla ilerleyen ve ölümle sonuçlanabilen bir seyir izleyebilmektedir. SOĞUK ALGINLIĞI: Nasal obstrüksiyon ve burun akıntısının ön planda olduğu bir üst solunum yolu…
TOTAL KALÇA (THA) VE TOTAL DİZ (TKA) PROTEZ ENFEKSİYONLARI (PJI)
RİSK FAKTÖRLERİ Kohort çalışmalrında hasta ile ilgili, yapılan müdahaleler ile ilgili, başka bir odakta aktif enfeksiyon olup olmaması gibi PJI gelişimine yol açabilecek bir çok risk faktörü bulunmaktadır. Hasta ile ilşikili faktörlere baktığımızda Diyabetes Mellitus, obezite (BMI>30kg/m2), enflamatuar romatolojik hastalıkların varlığı, yara iyileşmesini etkileyen immünsüpresif durumlar bulunmaktadır. Öncesinde aynı ekleme cerrahi müdahalede bulunulmuş olması, operasyon…
TÜM SEPTİK HASTALARA GENİŞ SPEKTRUMLU ANTİBİYOTERAPİ HEMEN BAŞLANMALI MI?
Geniş spektrumlu antibiyotiklerin hemen başlanması sepsiste en çok tartışılan konuların başında gelmektedir. Bu konu ile ilgili olarak CHEST'te yayımlanan bir makalede sepsisli hastalarda geniş spektrumlu antibiyotik kullanımının gerekliliğini savunan ve buna karşı çıkan 2 farklı görüşün irdelendiği makalenin çevirisi aşağıda yer almaktadır. TÜM SEPTİK HASTALARA GENİŞ SPEKTRUMLU ANTİBİYOTERAPİ HEMEN BAŞLANMALIMI? EVET Sepsis hayatı tehdit eden…
TRAVMA HASTALARINDA PROFİLAKSİ
Travma hastalarında gelişen açık fraktürlerde ilk olarak yara yerinin uygun şekilde irigasyonu ve debridmanının yapılması gerekmektedir. Gustilo sınıflandırma sistemine göre açık fraktürler 3 evreye ayrılmaktadırlar. Tip-1: Açık fraktür ile birlikte ciltte <1 cm temiz yara varlığı Tip-2: Açık frakltür ile birlikte >1 cm belirgin laserasyon varlığı. Yumuşak doku kaybı, flap, avulsiyon yok Tip-3: Açık segmental…
SOLİD ORGAN NAKLİ ALICILARINDA ÜRİNER SİSTEM İLİŞKİLİ ENFEKSİYONLAR
EPİDEMİYOLOJİ VE RİSK FAKTÖRLERİ Solid organ nakli alıcılarında önemli bir morbidite ve mortalite nedeni ilen üriner sistem enfeksiyonları (ÜSİ) özellikle böbrek alıcılarını etkilemektedir. Böbrek nakli alıcılarında ÜSİ en sık görülen enfeksiyöz komplikasyondur. Organ nakli alıcılarında bakteremi kaynağı olarak ÜSİ farklı sıklıklarda görülmektedir. Böbrek nakli alıcılarında bakteremi kaynağı olarak ÜSİ vakalrın %40’da görülmekteyken akciğer nakli alıcılarında…
NÖROSİFİLİZ; NEJM’de derleme
https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMra1906228 Sifiliz vakalarının her yıl düzenli olarak artmaya devam etmesi, çeşitli tanısal zorluklara ek olarak uygun şekilde tedavi alan hastalarda dahi sonraki yıllarda çeşitli komplikasyonların ortaya çıkabilmesi nedeni ile günümüzde sifiliz hala önemini korumaktadır. New England Journal of Medicine’da yeni yayımlanan nörosifiliz ile ilgili bir derlemede bu konuya dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Primer enfeksiyonun ardından günler…
HER PARAZİTER HASTALIKTA TEDAVİ VERMEK GEREKİRMİ? – 1
Paraziter hastalıklar hijyen koşullarına bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte tüm dünyada oldukça yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır. Farklı klinik seyirler ile görülebileceği gibi asemptomatik olarakta seyredebilmektedir. Bununla birlikte bu parazitlerin bir kısmı intestinal florada kommensal olarak bulunmaktadır. Peki gayta örneklerinde parazit saptandığında tedavi vermek gereklimidir? Bu yazı dizimizde paraziter etkenler incelenecek ve hangi durumlarda tedavi verilmesi…